|
Food in Life Gastronomi Yayınları’nın Midtown Hotel, Öztiryakiler, Koza Gıda ve Julius Meinl’ın desteğiyle düzenlediği “2010’a girerken Türk aşçılığı nerede?” konulu gastronomi paneli 14 Mart’ta Midtown Hotel’de yoğun bir katılımla gerçekleşti. Vedat Başaran’ın moderatörlüğünü yaptığı panele Four Seasons Sultanahmet başaşçısı Mehmet Gök, Marriott Hotel başaşçısı Eyüp Kemal Sevinç, İstanbul Doors Group mutfak koordinatörü Murat Aslan ve Mövenpick Hotel başaşçısı Maximilen J. W. Thomae konuşmacı olarak katıldı.
Türkiye gastronomisi için önemli bir adım olarak görülen panelde çeşitli federasyon ve derneklerinin temsilcileri, üniversitelerden, ve aşçılık okullarından öğrenciler ve akademisyenlerin yanı sıra sektör firmalarının temsilcileri, yiyecek içecek müdürleri, danışmanlar ve basın temsilcileri de katıldı.
Konuşmasına panelin düzenleyicisi Food in Life Genel Yayın Yönetmeni Gökmen Sözen’e teşekkürle başlayan Vedat Başaran, 1985’ten bu yana gastronomi sektörünün yaptığı ilerlemelerden kısaca bahserek, uluslararası tekniklerin mutlaka öğrenilmesi gerektiğini, mutfakta da tıpkı futbolda olduğu gibi kurallar zinciri olduğunu ama Türk mutfağını bu kurallar çerçevesinde kendi yeteneklerimizle geliştirebileceğimizi belirtti.
İki oturumdan oluşan panelin ilk bölümünde konuşmacılar Türk mutfağının geldiği yeri, Türkiye’de şef yetiştirme sistemini, yurt dışındaki gibi şeflerin yetişmemesinin nedenlerini tartıştılar. Türkiye’de şeflerin adıyla restoran açılamamasının nedenlerini ortaya koydular ve 2010’da şeflerin gelmesi gereken noktayı konuşarak ve bu noktaya nasıl gelebilecekleri sorusunun cevabını aradılar.
İkinci oturumda, Vedat Başaran, imam bayıldının geçmişten günümüze nasıl değişimler geçirdiğini anlatarak konuşmacılara şu soruyu yöneltti: “İmam bayıldının geleceği ne olacak?” Panelistler, ‘imam bayıldıyı kurtarmak’ için, şeflerin kendi mutfaklarını tanımalarının, ingilizce öğrenerek dünya ile iletişim kurmalarının, kitap okumalarının ve iyi pişirme yöntemlerini bilerek yöresel tatları mönülerinde kullanmalarının gerekliliğini vurguladılar.
Panel, dinleyicilerin sorularıyla devam etti. Osmanlı Saray Yemekleri Yarışması’nın da sunuculuğunu yapan, yemek programcısı Elif Korkmazel, Sivas’ta okulu öğrencileriyle görüştüğünü belirterek okullardaki yoksunluğa dikkat çekti. Bunun üzerine panel finalinin bir kampanya lansmanı ile yapılması kararı alındı. Kampanyada, mutfak gereçlerini yenileyecek restoranlar ve oteller kullanmadıkları gereçleri ihtiyacı olan okul mutfaklarına bağışlayacaklar. Gastronomi dünyasını buluşturan panel, somut önerilerle son buldu. Geçmişten bugüne Türkiye’de şeflerin eksikleri ve ihtiyaçları masaya yatırıldığı ve eğitime verilecek destekle de Türkiye aşçılığının önemli bir ivme kazanmasına vesile oldu. Öztiryakiler, Food in Life Gastronomi Yayınları, ile ortak projeler ile Türkiye gastronomisinin önünü açacak organizasyonlarına devam edecek…
|